
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sanat, Millî Kültür ve Kimliğin En Belirleyici Unsurudur”
ANKARA / TEKHA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ile Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülleri Takdim Töreni’ne katıldı. Programda önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, sanatın ve sanatçının bir toplumun kimliğini korumadaki hayati rolüne dikkat çekti.
“Kültür Mirasımızın Muhafızlarına Şükran Borçluyuz”
Konuşmasına Türkiye’nin ve gönül coğrafyasının kültür sanat dünyasına katkı sunan tüm ustalara selam göndererek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâl nasıl sâri ise mekânın da sâri olduğuna” vurgu yaparak şunları kaydetti:
“Bunlar, insana, özellikle de sanat ve zanaat erbabına doğrudan sirayet eder. Sanatçının zihnine, sezişine, dünyayı algılayış, olayları okuyuş biçimine etki eder. Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün, aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, bekanın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin, mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Biliyorsunuz; Anadolu, neredeyse bir açık hava müzesidir. En doğusundan en batısına bu topraklarda kökü çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları, fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla, sanatçılarla karşılaşırsınız. Tarihin, kültürün ve mekânın sanatkâr bir kalbe nasıl tesir ettiğini, onu nasıl güzelleştirdiğini, maharetli ellere nasıl ilham verdiğini bir bakışta anlarsınız.”
Türkiye, UNESCO Listesinde Dünya İkincisi
Türkiye’nin kültürel mirasını koruma noktasındaki başarısına değinen Erdoğan, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’ne kayıtlı 32 kültürel değer ile 185 ülke arasında dünya ikincisi olunduğunu belirtti. Ulusal envanterde 368, yerel düzeyde ise 1707 kaydın bulunduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlar kültür hazinemizin zenginliğini göstermesi bakımından önemli rakamlardır. Tabii bu mirasın yaşatılması, bu çınarın içi oyuk bir ağaca dönüşmeden daha canlı, daha güçlü, daha sağlam bir şekilde gelecek kuşaklara nakledilmesi bizim için hayati bir meseledir. Eğer bunu yapmazsanız mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz. Çünkü sanat, millî kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından, hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza, değerlerimizi yaşattığınız için, gençlerimize örnek olduğunuz için, geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Rabb’im emeklerinizi bereketli kılsın. Daha nice eserlerle, nice ürünlerle kültür ve medeniyetimize katkı yapmayı sizlere nasip eylesin diyorum.”
“Devlet Anlayışımızın Nirengi Noktası İnsandır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her insanın “eşref-i mahlûkat” olarak bir hazine değerinde olduğunu söyleyerek, sanatın fizik ötesine uzanan yolculuğuna dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Medeniyetimizin odak ve hareket noktası insandır. Devlet ve hükûmet anlayışımızın nirengi noktası insandır. Şehircilik felsefemizin mimarı, estetiğimizin, cihana bakışımızın özü, nüvesi evvelemirde insandır. Sanat ve sanatçı ise fizik sınırlarını aşarak zahir olanın ötesine, maveraya, metafiziğe ve hakikate ulaşma istidadı gösterir, bunun için çabalar. Sanatçıyı bilmediğimiz bir dünyadan, bir kaza sonucu dünyamıza düşmüş fizik ötesi yaşantılı bir kazazede, yeryüzünü ise mutlaklık âleminin dipnotu olarak tarif eden merhum Sezai Karakoç, bu hakikati şöyle dile getiriyor: ‘Sanat kaçsa da, inkâr etse de Tanrı’ya doğrudur. Tanrı, hakikat ve ebediliktir.’ Dostoyevski ömrü boyunca Tanrı’yı bulmayı amaçlayan bir roman yazmak ihtirasını taşıdı. Mesnevi, bizi hep öteki dünyaya götürme çabasıdır baştanbaşa. Leyla ile Mecnun da, Hüsnü Aşk da bu sebeple vahdet-i vücut inancı ile son bulur. Sanat eseri fizikten kurtuluş, fizik ötesine bir çıkış noktası ararken ileri atılan bir köprü ucudur. Evet, bizim için sanat işte budur. Hakikate doğru yönelen bir yolculuktur. Gerçek sanatçı ve usta, işte bu hakikatin izini süren, emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır, yaşayan bir hazinedir.”
Yaşayan İnsan Hazineleri Listesi Genişliyor
2008 yılından bu yana sürdürülen “Yaşayan İnsan Hazineleri” geleneğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar 90 kişi ve iki grubun bu listede yer aldığını hatırlattı. Geçtiğimiz yıl 25 ustanın dahil edildiği listeye bu yıl 10 yeni ismin daha eklendiğini müjdeleyen Erdoğan, bu sayede kültürel varlığın daha da zenginleştiğini vurguladı.



