
“ÖğretmenİZ” Dergisinin 9. Sayısı Yayımlandı: Bakan Tekin’den “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” Vurgusu
Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmenlerin mesleki ve kültürel birikimlerini sahadan gelen özgün içeriklerle buluşturan “ÖğretmenİZ” dergisinin 9. sayısı okurlarıyla buluştu. Yeni sayının odak noktasını Bakan Yusuf Tekin ile gerçekleştirilen kapsamlı röportaj oluşturdu.
10 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan derginin bu sayısında, Ramazan ayının eğitim ve değerler dünyasındaki yansımaları işlendi. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, dergiye verdiği özel mülakatta Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin temel yaklaşımı, öğretmenin stratejik rolü ve değerler eğitimine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Tekin: “Öğretmen İstikbalimizi İnşa Eden Bir Mimardır”
Bakan Yusuf Tekin, eğitim anlayışını “teknik bilgi aktarımının ötesinde bir dönüşüm süreci” olarak tanımlarken, öğretmenin sistemdeki yerini “ruhumuzun sanatkârı” olarak niteledi. Bakan Tekin, röportajında şu ifadeleri kullandı:
“Eğitim; insana dair, kapsamlı ve pek çok değişkeni bulunan bir dönüşüm sürecidir. Her şeyden önce şunu kabul etmeliyiz: eğitim, teknik bilgi aktarımından ibaret değildir. Nitekim biz de öğrenciyi öğrenme sürecinin aktif ve anlam kuran öznesi olarak değerlendiriyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile asıl muradımız, bilginin insanın kalbine inmesi, orada hikmete dönüşmesi ve nihayetinde topluma hizmet olarak tezahür etmesidir. Bilgi, irfanla buluştuğunda insanı olgunlaştırır; hayatla ve sorumlulukla anlam kazanır. Gençlerimize verdiğimiz mesaj çok açık: Kökleriniz bu topraklarda olsun, fakat ufkunuz bütün dünyaya açık olsun. Bizim nazarımızda öğretmen yalnızca müfredatı uygulayan bir kamu görevlisi değildir. Öğretmen, istikbalimizi inşa eden bir mimardır. Nurettin Topçu’nun ifadesiyle söyleyecek olursak, öğretmen ‘ruhumuzun sanatkârı’dır.”
Kültür, Sanat ve Medeniyet Bilinci
Bakan Tekin, sanat ve edebiyatın gençlerin düşünüş biçimine nüfuz etmesi gerektiğini vurgulayarak açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Yunus Emre’nin dili, Tanpınar’ın derinliği, Yahya Kemal’er medeniyet tasavvuru öğrencilerimizin zihninde birer ders başlığı olarak kalmasın. Biz, bu birikimin gençlerimizin düşünüşüne, duyuşuna ve davranışına nüfuz eden bir yaşam kültürüne dönüşmesini hedefliyoruz. Sözün inceliğini, zamanın idrakini ve medeniyet bilincini gündelik hayatta, dilde, tavırda ve tercihte karşılık bulan bir yaşama biçimi hâline getirmek istiyoruz. Böylece gençlerimiz, köklerinden güç alan ve bu kökleri çağın imkânlarıyla yeniden üreten bir bilinçle yetişsin. Çocuklarımız Türkçenin o zengin ifade imkânlarını kurdukları cümlelerde, hayallerinde ve düşüncelerinde hissedebilmeli. Sanat eğitimi, bizim için çocuğun fıtratında var olan kabiliyetleri keşfetme ve onları incelterek olgunlaştırma yolculuğudur. Her çocuk, içinde saklı bir imkânla dünyaya gelir; sanat, o imkânı görünür kılan, dile ve biçime kavuşturan en sahici alanlardan biridir. Dijital imkânların genişlediği günümüz dünyasında ise sanat ve edebiyat, gençlerimiz için bir ifade biçimi, bir sükûnet, derinleşme ve anlam alanıdır. Gürültünün arttığı bir çağda, insanın kendi sesini duyabilmesi için bu alanlara her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. Biz de müfredatımızı bu bilinçle şekillendiriyor; öğrencilerimizin estetik duyuşunu geliştiren, onları düşünmeye, hissetmeye ve üretmeye sevk eden bir eğitim anlayışını esas alıyoruz. Böylece gençlerimizin, incelmiş bir zevk ve güçlü bir ifade kabiliyetiyle hayata katılmalarını hedefliyoruz.”
Zengin İçerik ve Kültürel Rota
Derginin 9. sayısında ayrıca Mehmet Âkif Ersoy’un “Asım’ın Nesli” mefkûresi, pedagojik yaklaşımların ele alındığı “Öğrenmenin Doğal Hâli” başlıklı yazılar ve öğretmenlerin sanatsal üretimleri yer alıyor. Seyahat bölümünde ise Antalya Elmalı’dan Mersin Kızkalesi’ne uzanan kültürel duraklar tanıtılırken; bir yatılı bölge ortaokulunda sporla sağlanan başarı hikâyesi okurların beğenisine sunuluyor.



