
Bakan Bolat: Gümrük Birliği Modernizasyonu Stratejik Zorunluluk
Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye-AB Ekonomik İlişkilerinin Geleceğine Dikkat Çekti
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Brüksel Temsilciliği’nde; Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) ve Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurochambres) işbirliğiyle düzenlenen “Çok Taraflı Ticaret Sisteminin Canlandırılması” konulu üst düzey yuvarlak masa toplantısının açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Bolat, Gümrük Birliği’nin modernizasyonunun tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak ve Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinin potansiyelini tam olarak ortaya çıkarmak için stratejik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
Küresel Ticarette Artan Belirsizlik ve Korunma İhtiyacı
Toplantının küresel ticaretin giderek tahmin edilemez hale geldiği bir dönemde yapıldığını belirten Bakan Bolat, “Küresel ekonomi şu ana kadar şoklar karşısında dayanıklılık göstermesine rağmen bu dayanıklılık kırılgan. Neredeyse tüm ülkeler tedarikçilerini ve ticaret ortaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor ve üretimini kilit pazarlara yakın konumlara kaydırıyor” dedi. Güvenlik ve egemenliğin artık ticaret politikalarının merkezinde yer aldığını kaydeden Bolat, dünyanın jeopolitik şoklara daha açık hale geldiğini anlattı.
Dünya Ticaret Örgütü Reformu ve Adil Çerçeve
Çok taraflı ticaret sisteminin ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Bolat, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Kurallara dayalı sistemin sağladığı öngörülebilirlik ve güvenilirliğe tüm üyelerin istisnasız ihtiyacı var. Bu bağlamda Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) reformunu teorik bir hedef değil, sistemin güvenilirliğini ve etkinliğini korumak için pratik bir zorunluluk olarak görüyor. Tüm taraflar için adil bir ticaret çerçevesi oluşturacak ortak paydalara odaklanmalıyız. Mevcut tıkanıklık, sistemin temel ilkelerinden değil, üye ülkeler arasındaki güven erozyonundan kaynaklanıyor. Bu erozyonun nedeni ise haksız rekabete ve aşırı ticari dengesizliklere yol açan politikalar. Türkiye, küresel ticarette adaletin ve eşit rekabet koşullarının güçlendirilmesine büyük önem veriyor. Bu kapsamda sübvansiyonlar, aşırı kapasiteye yol açan politikalar ve ticareti bozucu diğer uygulamalar üzerine çalışmaların artırılması gerekiyor. Türkiye, DTÖ kapsamındaki müzakerelere Cenevre’de açık fikirli ve yapıcı şekilde katılmaya devam edecek ve daha adil bir kurallara dayalı çok taraflı ticaret sistemi için çalışmayı sürdürecek.”
Türkiye ve Avrupa Birliği Arasındaki Ticari Bağlar Güçleniyor
Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacminin 1995’ten bu yana dokuz kat artarak geçen yıl 233 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Bolat, şu ifadeleri kullandı: “Bu yıl, hem DTÖ’nün hem de Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin kuruluşunun 30. yılı ve bu iki süreç başından itibaren birbirini güçlendirdi. AB, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olmaya devam ederken, Türkiye de AB’nin beşinci en büyük ticaret ortağı ve üçüncü en büyük tercihli ortağı. Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 70’i Avrupa kaynaklı. Gümrük Birliği ile Türkiye, Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldi ve özellikle imalat sanayisinde daha dayanıklı, çeşitlendirilmiş ve güvenli tedarik zincirlerine katkı sağlayabilecek konumda.”
Gelecek Vizyonu ve Stratejik Ortaklık
AB’nin Temmuz 2026’da uygulamayı planladığı yeni tedbirlerin ekonomik entegrasyonu zayıflatmaması gerektiğini belirten Bakan Bolat, “Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki tercihli ortak statüsü dikkate alınmalı ve Türkiye üçüncü ülke gibi değerlendirilmemeli. Tüm bu gelişmeler ışığında, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak ve Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinin potansiyelini tam olarak ortaya çıkarmak için stratejik bir zorunluluk haline geldi. Türkiye ve AB için daha kapsayıcı, daha dayanıklı ve daha müreffeh bir gelecek inşa edebiliriz. Aynı zamanda bu yaklaşım, çok taraflı ticaret sisteminin tamamı için de olumlu sonuçlar doğuracaktır” dedi.



