
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kişi Başı Gelirde Hedef 25 Bin Dolar
İSTANBUL / TEKHA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından organize edilen ‘4. Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi’ Şişli’de bir otelde yapıldı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile birlikte Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ve sendika temsilcileri katılım sağladı. İstiklal Marşı ve tanıtım filmi gösterimiyle açılışı yapılan buluşma, değerlendirme toplantısıyla sürdü.
Küresel Büyüme ve Dış Ticaretteki Beklentiler
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Dünyamız farklı bir dönemden geçiyor. Bunu iyi analiz edemezsek, dünyadaki mevcut durumu ve gidişatı doğru bir şekilde okuyamazsak, ülkemizi, sektörlerimizi de doğru konumlandıramayız. Normal bir dönemde değiliz. Farklı çatışmaların, hesaplaşmaların yaşandığı bir dönemdeyiz. Küresel büyümenin bu sene yüzde 3 civarında kalması bekleniyor. İhracatımızın yaklaşık yüzde 96’sını gerçekleştirdiğimiz başlıca ticaret ortaklarımızın büyümesi ise bu sene sadece yüzde 1,6. Ancak sevindirici bir haber var, o da şu: Gelecek sene daha farklı gözüküyor. Bunu biz tahmin etmiyoruz, uluslararası kuruluşların tahminlerini burada ifade ediyoruz. 2027 yılında küresel büyümenin yüzde 3’ten yüzde 3,4’e çıkacağı tahmin ediliyor. Bu iyi bir şey. Ticaret de aynı şekilde, bu sene yüzde 3,5 civarında, gelecek sene herhalde 4,5’lar olur diye bir tahmin var, uluslararası tahminler var. Dünya ticaretindeki artışın yüzde 4,3’e geleceği tahmin ediliyor. Başlıca ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini gelecek yıl için yüzde 2,8. yüzde 1,6’dan yüzde 2,8’e yükseliyor. Bu bizim için iyi bir haber” dedi.
Yıllık Büyüme ve Dış Ticaret Dengesi
Yılmaz, “Enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş ile ticaret ortaklarımızdaki yavaşlama ekonomimizi etkilerken, enerji ithalatımızın bu sene 63 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkacağını tahmin ediyoruz. 8-9 milyar dolar faturamızda maalesef bir artış gözüküyor. Dış ticaret açığımız da baktığımızda 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükselmiş durumda, tahmini olarak bu yıla ilişkin tahminlerimizde. Enerjinin artması, turizmde kaybedeceğimiz aşağı yukarı 3 milyar dolar. Bunlara baktığınız zaman dış ticaretimizde belli bir olumsuz yönde etkilenme söz konusu. 2026 yılında ekonomimizin son OVP’deki rakamları paylaşıyorum. Bu sene için 3,3 büyümesini öngörüyoruz. İlk yarıda 2,5 civarında bir büyüme ilk altı ayda gerçekleşmişti. İkinci altı ayda, özellikle üçüncü çeyrekte biraz daha ivmelenme bekliyoruz. Üçüncü çeyrekteki olumlu gelişme yıl ortalamamızı da daha iyi bir noktaya taşıyacak diye bekliyoruz. Büyümemizi 3,3 tahmin ediyoruz. Dünyanın, bölgemizin şartlarıyla baktığımızda son derece önemli bir performans. Tarihi ortalamalarımızın altında olabilir ama bugünkü şartlarda oldukça iyi bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.
Milli Gelir ve İhracatta Yeni Seviyeler
Yılmaz, “Bu yılsonu itibarıyla milli gelirimizin ilk defa bu sene 1,8 trilyon doları aşmasını bekliyoruz. Bunda elbette büyümemizin yanı sıra Türk lirasının değer kazanmasının da belli bir etkisi var. İlk defa kişi başına gelirimiz bu sene 20 bin doları aşmış olacak. Yıllıklandırılmış ihracatımız, son ihracat verisinden 12 ay geriye gidip hesap yaptığımızda 280 milyar dolara ulaşmış durumda. Rakamsal olarak söyleyecek olursam; son yıllarda, son 3 yıla baktığımızda orta-yüksek teknolojilerin ihracat içindeki payının yüzde 40’tan yüzde 44,1’e yükseldiğini görüyoruz. 4 puanlık bir artış, az bir artış değil. Bu yönde de devam edeceğiz. Büyümemizde de verimliliğin, teknolojinin giderek daha fazla katkı sunduğunu görüyoruz. Bu sene 3,3’lük büyümemizin 1,2’sinin toplam faktör verimliliğinden geleceğini görüyoruz. Bu çok kıymetli bir şey, sürdürülebilir büyüme bakımından çok önemli. İhracatımız, mal ihracatı 280 milyar dolar. Buna hizmetleri de dahil ettiğimizde ilk defa bu sene 400 milyar doları aşan bir mal ve hizmet ihracatı görecektir Türkiye. Enflasyon en önemli meselemiz, birinci gündemimiz, en önemli önceliğimiz. Bu konuda son dönemlerde Mayıs 2024’ü referans aldığımızda en yüksek noktaya çıkmıştı, 75,5’lara. O günden bugüne Ağustos 2026’da 31,5’e kadar geriledi. Savaşın enerji, ulaştırma ve emtia fiyatları etkisi son aylarda geçici olarak bir yataylaşmaya yol açtı enflasyonda. Bu yataylaşmanın geçici olduğunu düşünüyoruz ve savaş etkileri azaldıkça bu yataylaşmanın da sona ereceğini düşünüyoruz. Bunu rakamsal olarak da çok detayına girmek istemiyorum; savaştan etkilenen ürünleri çıkardığınız zaman rakamın aşağıya doğru gittiğini görüyorsunuz. Yani enflasyondaki düşüş eğiliminin devam ettiğini görüyorsunuz. Savaştan birinci derecede etkilenen unsurlarla birlikte baktığınızda da geçici bir yataylaşma var, inşallah bunu da aşacağız” diye konuştu.
Mali Tedbirler ve Rezerv Gücü
Yılmaz, “Merkez Bankamızın bir hesabına göre 7 puan civarında enflasyona etkisi var savaşın. Bizim şimdi yılsonu tahminimiz, bu yılsonu için yüzde 28,4 son OVP’de. Savaş olmasa işte yüzde 21-22 ile bu seneyi kapatmış olacaktık. Çok daha farklı bir perspektifimiz olacaktı. Ama realite bu, gerçekçi olmak zorundayız. Önümüzdeki dönem maliye politikalarının enflasyonla mücadelemize daha fazla katkıda bulunmasını öngörüyoruz. Sosyal konut hamlemizi güçlü bir şekilde devam ettireceğiz. 500 bin konut ve kiralık konut kampanyamız devam ediyor biliyorsunuz. Bunu artırarak devam ettireceğiz ve bunu laf olarak söylemiyoruz. Bütçemizde de sosyal konutla ilgili ödeneklerimizi yüzde 150 artırmış durumdayız. Yani bütçemizin geneli işte 20 küsur artarken sosyal konut ödeneğimiz yüzde 150 artmış durumda. 100 milyardan 250 milyara taşınmış durumdayız. Bu arz yönlü tedbirlerle de birlikte enflasyonla mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız. Gelecek sene yüzde 21 enflasyona düşürülmesi yönünde politikalarımızı paylaşmış durumdayız. Türk lirasının güçlü hale geldiğini görüyoruz. Toplam mevduat içinde Türk lirasının payı son 3-4 yılda yüzde 31,6’dan 61,5’e yükselmiş durumda. Kur korumalı mevduat vardı, bir dönem geçici bir ihtiyaçtı ama çok büyümüştü. O kur korumalı mevduat mekanizması şu anda sıfırlanmış durumda. Finansal piyasalara da bir zarar vermeden, yumuşak bir geçişle tabiri caizse kur korumalı mevduatı sona erdirmiş durumdayız. Merkez Bankası rezervlerimiz eskisinden çok daha güçlü hale gelmiş durumda ve şu anda 184,2 milyar dolar seviyelerinde. Net rezervlerimiz de oldukça önemli bir seviyede. Dolayısıyla dış şoklara karşı dayanıklılığımız daha güçlü durumda. Son 3 yılda 455 bin civarında konut inşa edildi. Yollar yapıldı; hastaneler, okullar ve eskisinden de daha kaliteli yapıldı. Yani yıkılanın maliyetinin ötesinde çok daha nitelikli bir şehir ortamı, dirençli şehirler inşa edildi. Bugün yaptığımız hesaplamalara göre bu sene sonu itibarıyla depreme ekstra 104 milyar dolar para harcamış olacağız” dedi.
Orta Vadeli Hedefler ve İstihdam
Yılmaz, “2027’de bütün bu gelişmelerle bugün 3,3 tahmin ettiğimiz bu yılki büyümenin 4,2’ye çıkacağını düşünüyoruz. Bu yüksek bir büyüme mi? Tarihsel ortalamalarımızın bir miktar altında; 4,8 yanlış hatırlamıyorsam tarihsel ortalamamız, bir miktar altında. Potansiyel büyümemizin bir miktar altında. Ama enflasyonla mücadele ettiğimiz bir dönemde de bu normal. Büyümeyle enflasyonu birlikte düşünmek durumundayız. Bu rakamın 2028’de 4,6’ya, 2029’da 5’e ulaşmasını bekliyoruz büyüme rakamımızın. Dönem sonunda, 2029 yılına geldiğimizde ekonomik büyüklüğümüzün 2,2 trilyon dolar seviyesine ulaşacağını, kişi başına gelirimizin 25 bin dolar bandına çıkacağını, mal ve hizmet ihracatımızın ise 450 milyar seviyesine ulaşacağını tahmin ediyoruz, hedefliyoruz. Ve enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere ulaştırmayı planlıyoruz bu dönemde. İstihdam olarak da bu 3 yıllık dönemde 2,1 milyon ilave istihdam öngörüyoruz. Hem büyümeyle hem de diğer iş gücü piyasasına ilişkin çalışmalarımızda, aktif iş gücü programlarımızla, çok yönlü yine politikalarımızla istihdamda da ciddi bir artış öngörüyoruz. Ve işsizlik oranımızı bugün 8,1 civarında, uzun süredir tek hanede -bu sevindirici bir durum- 7,6’ya dönem sonunda işsizliğimizi düşürmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.



